19 Şubat 2008 Salı

[Daughters_of_Ataturk] "Büyükelçi Protestosu" baþlýklý haber ve köþe yazýsý /

Degerli Dostlar,
 
Once sevgili Tugay buyukelcimizi yurekten kutlarim !!!
 
Tum laik cumhuriyetci burokratlarimiz tum ulkede ayni davranisi sergileseydi,evet ulkede
biraz gerilim artardi ama ulkemiz ucurumun kenarina bu kadar yaklastirilamazdi!
 
Muhalefet partilerini, meydanlari dolduran halkini,Barolari,Yargitay ve Danistayi ve TSK'nin
uyarilarini hic kaale almayan bir hukumetin demokrat ve ozgurlukcu olugundan soz edilebilirmi?
 
Ulkemizdeki tum kalelerin/kurumlarin ele gecirildigi bu donemde,evet herkesin ama herkesin,
Mustafa Kemal Atatürk'ün Genclige Hitabesini tekrar tekrar okumasinin, orada yapilan uyarilarin
dikkate alinmasinin ve verilen gorevlerin yerine getirilmesinin  coktan vakti gelmistir!  
 
Buna tabii,basta medya olmak uzere tum sermaye gruplari da dahildir. Yoksa yikilan
laik cumhuriyetimizin enkazi altinda herkes nasibini cok yakinda alacaktır...
 
Endiseli sevgilerimle.
Atakan Mert
 
----- Original Message -----
From: Esin Ayral
Sent: Tuesday, February 19, 2008 12:37 PM
Subject: [Bandırma Gemisi] "Büyükelçi Protestosu" başlıklı haber ve köşe yazısı /

 


Bu benim canim kardesim Tugay'in Sayin Oktay Eksiye cevabi. Lutfen sonuna kadar okuyun. Insanin kalbini isitan acaba hala umut varmi dedirten bir yazi ve kisilik. Ceplerinden bu hukumetin pesinden kosanlara ibret!

Lutfen dagitin!

 

----- Original Message -----

Sent: Sunday, February 17, 2008 3:10 PM

Subject: "Büyükelçi Protestosu" başlıklı haber ve köşe yazısı

 

Saygıdeğer Oktay EKŞİ Beyefendi,

 

17 Şubat 2008 Pazar günkü Hürriyet Gazetesinde baş sayfada "Çankaya Boykotu", 20. sayfada "Büyükelçi protestosu" başlıklarıyla  verilen haberi ve Sizin "Büyükelçilerin protestosu" başlığını taşıyan "Günün Yazınızı" okudum.

 

Bir olayla igili  verilen haberde olayın  unsurları ve boyutları hakkındaki eksikliğin, o haber hakkında yapılan yorumları ve olayla igili değerlendirmeleri etkilemesi doğaldır. 

 

Haberde, emekli büyükelçiler arasında davet hakkında 3 farklı görüşün ve  tutumun ortaya çıktığı bildiriliyor. Habere göre, bunlar:

 

1. "Başında kim olursa olsun, devletin en üst makamının davetine icabet edilir" düşüncesiyle davete icabet edeceklerini bildirenler;

 

2. "Dışişleri'nde görev yaptıkları sürede kendilerine haksızlık yapıldığına" inandıkları için daveti reddedenler;

 

3. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığına "seçilme süreciyle" ve seçilmesiyle ilgili gerekçeler ileri sürerek plâket almayacaklarını ifade edenler.

 

Haberde yapılan bu tasnifin doğru olup olmadığını bilmiyorum ve bilecek durumda da değilim. Ancak, kendi tutumum dolayısıyla bildiğim bir husus var ki, o da, haberde sayılan 3 kategori görüş ve tutum dışında bir kategorinin daha mevcut olduğudur.

 

Konu haber olarak kamuoyuna  yansıtılmış olduğuna göre, olayın tüm unsurlarının bilinmesinde ve değerlendirmelerin, yorumların buna göre yapılmasında fayda olduğunu dşündüğüm için bu yazıyı kaleme almak istedim.

 

Dışişleri Bakanlığı'ndan 4 Şubat akşamüstü evimizi arayan memure, özetle, şunları ifade etti: "Emekli Büyükelçilere,  22 Şubat öğleden sonra, daha sonra belirlenecek ve bildirilecek bir saatte Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde Sayın Cumhurbaşkanımız  tarafından "şükran plâketi" verilmesi töreni yapılacak. Töreni takiben Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın  Eşi, emekli büyükelçiler ve eşleri için bir resepsiyon düzenleyecekler; aynı günün akşamı Devlet Konuk Evi'nde Sayın Dışişleri Bakanı ve Sayın Eşi, emekli Büyükelçiler ve Eşleri için bir akşam yemeği verecekler; katılacaksanız,  plâket verme törenine, resepsiyona ve akşam yemeğine siz de eşinizle birlikte davet edileceksiniz."

 

Sorum üzerine, Dışişleri görevlisi, plâket takdim töreninin de eşli yapılacağını teyit etti.

 

Görüleceği  üzere, ilgili haberde ve köşe yazınızda törenin ve yemeklerin eşli düzenlendiği unsuruna yer verilmemiştir.

 

Dışişleri Bakanlığı'nın memuru olarak Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu ve temel nitelikleri Anayasamızda belirtilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni eşimle birlikte uzun yıllar yabancı Devletler nezdinde temsil etme onuruna nâil olmuş bulunuyorum. Mensubu olmakla iftihar ettiğim Dışişleri Bakanlığı'nda geçen uzun meslek hayatı,  bende ve tüm Melektaşlarımda, Devletimizin Kurumlarına ve Makamlarına saygı gösterilmesi bilincini kuvvetlendirdiği gibi, bizlere, Devletimizin temel çıkarlarının korunması ve  Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş temel niteliklerinin ülke dışında en belirgin şekilde ortaya konulması ve temsil edilmesi; temel çıkarlarımıza ve Devletimizin değiştirilemez niteliklerine vaki olabilecek saldırılar karşısında kararlılıkla ve süratle uygun biçimde tavır  konulması gibi alışkanlıkları da kazandırmıştır. Bunları varlığımızın bir refleksi haline getirmiştir.

 

İşte bu refleksledir ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en ast ve üst Kurumlarına ve Makamlarına benim ve eşimin saygısı baki kalmak kaydıyla ve T.B.M.M. tarafından seçilmiş olan Sayın Cumhurbaşkanı'nın seçimiyle ilgili bir mülâhazaya yer vermeksizin,  lâik Türkiye Cumhuriyeti'nin, dinî simge olduğu mahkeme içtihatlarıyla da belirlenmiş olan bir kıyafetle değil, Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği  ve Devletimizin Anayasası ve ilgili Yasalarıyla da korunmasına çalışılan inkılâplara uygun düşen çağdaş kıyafetle temsil edilmesine atfettiğimiz  hayatî önemin ve gösterdiğimiz titizliğin ifadesi olarak, eşli olarak düzenlenen ve eşli olarak katılınması Makam'a saygının icabı olan törene, resepsiyona ve akşam yemeğine katılamayacağımızı teşekkürlerimizle ilgili memureye ifade ettim.

 

Yazınızda "doğru olan Devlet'in en üst Makamından gelen davete icabet edilmesi gerekir" şeklinde belirtilen kanınıza saygı duyuyorum. Ben de Devletimizim Kurum ve Makamlarına, en üst ve en alt farkı gözetilmeden sagı gösterilmesi gerektiğine inananlardanım. Ancak, sözkonusu davete verdiğim cevap hakkında eşimle birlikte aldığımız kararın belirlenmesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin "lâik" niteliğine saygı   ve Atatürk inkılâplarının korunması düşüncesinin ağır bastığını ve önde geldiğini belirtmek istiyorum.

 

Saygılarımı sunarım, efendim.

 

Tugay ULUÇEVİK

Emekli Büyükelçi

 

17 Şubat 2008

 

Telefonlarım:

Not: Sayıdeğer emekli Büyükelçimiz Fatih Uluçevik'in vermiş olduğu ev, cep ve faks telefonlarının ard niyetli insanların eline geçmesi olasılığına karşın tarafımdan silinmiştir...Melike FK

 

 

 



Express yourself instantly with MSN Messenger! MSN Messenger
 
FREE Emoticons for your email – by IncrediMail! Click Here!
__._,_.___

Sema Karaoglu, Founder               Meltem Birkegren, Director
www.DofA.org
www.wearetheturks.org

Daughters of Atatürk is proud to promote Turkish Heritage across the globe. Mustafa Kemal Atatürk shaped the legacy we proudly inherited.
His integrity and dynamism and vision constantly inspires us. We are thankful to him for walking the untrodden path, achieving the unimaginable dream, living the eternal vision. We are the Turks, we are the future of Turkey.




Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe

__,_._,___

Hiç yorum yok: