12 Şubat 2008 Salı

[Daughters_of_Ataturk] Fwd:

Akilli trust edilecek genclerimiz var .. dusunmesini biliyorlar.. NNM


-----Original Message-----
From: tib mem <ttibethan@hotmail.com>
To: nmuradoglu@aol.com
Sent: Mon, 11 Feb 2008 10:20 pm
Subject: RE:

   Ok Nihak haim, tesekkur ederim zahmet edip uzunca yazdiginiz icin. Ben sadece komple teorileriyle hareket etmek istemiyorum, ve bizi satiyorlar, mahvediyorlar diyenlere hemen inanmak niyetinde degilim, yada memleket AKP nin elinde cok guzel yerlere gidiyor, super hersey diyenlerede inanmak istemiyorum, somut bilgilerle hareket etmek istiyorum, bence bilim insani olmak bunu gerektirir.
 
  Ben buraya geldigimde kapitalizmin insanlari nasil eglence koyunu haline getiridigini gordum, surekli tuketime alistirip , tuketimle ayakta duran bir sistem gordum. Ve bu sistem cokuyor, ABD S.O.S veriyor ama hale bu bozuk sistemi diunya ya asilamaya calisiyorlar, ve bizim ulkemizde bunu alma cabasinda cunki bilim adamlarimiz ve butun elit kesim, egitimli kesim yeni bir proje uretmeyi sirf tembel hazirci olduklari icin reddediyorlar. NEden Cocuklarimiza OSmanlica da ogretmiyoruz "? Kutuphanelerde gizli sakli okadar arastirma var ki, okadar sosyolojik ve Politik tespit varki Osmanlica yazilmis bunlari neden ogrenemiyor cocuklarimiz ? YAni size bir tavsiye, Istanbula gidince Beyazit taki Osmanlidan kalma kitablarin bulundugu kutuphaneye gidin bir tane Turk bulmazsiniz icerde arastirma yapan. Japon, Amerikali, Alman, INgiliz, Rus adamlar Osmanlica ogrenmis ve onceden Babaliden caldiklarini simdi ordan caliyorlar, daha dogrusu aliyorlar. Biz cocuklarimiza bunu tesvik etsek, kurslar acsak Osmanlica kaynaklari ogrenmek icin. Cunki Politik kultur diye birsey var, cozumler problemler yuzlerce yilla birlikte yeni nesillere aktarilir, biz aktarmaliyiz. Osmanli, Selcuklu nasil cozmus, Turk halkinin psikolojisi, sosyal durumu, hali nasildir bunlar hep tecrube edilmis ama neyazikki aktarilamiyor. ZAten Turkce bile kitab okumaya usenen tembel Turkler Osmanlica ogrenipde dunyaya tekrar isik tutacaklar. Ben inancimi yitirmiyorum hicbirzaman, sahsen ben kendim olmasam bile cocuklarima Osmanlicayida ogrenemelri icin herseyi yapacagim. Aziz nesinin ''aptal Turkler'' tezini yok etmeye and ictim.
 
    Umarim hersey diledigniz gibi  olur,
       Sinan beye selamlar..
             Tibet



To: ttibethan@hotmail.com; berker.kilic@gmail.com
Subject: Re: Tarih Başa Sarıyor
Date: Mon, 11 Feb 2008 23:10:16 -0500
From: nmuradoglu@aol.com

Dear Tibethan,
 
Bu gun eguality day press  toplantisinda idim.. legislatorlerle konustum. youth and community i ye agirlik verdim..
 
Yalcineli nin yaptikarindan bahsettim v usa da kanadakokenli birirleri ayni calismalari baslatmis ve frenchise yapmis.. AZ de de birisi almis ustune oturmus.. .. hic kullanilmiyor..www.madscience.org
i dont like the name .. Yalcineli please iyice check etbunu.. frenchize kismi hosuma gitti sana destek olur mu acaba yayman icin diye..

Berker in clean search engine ninden bahsettim ve  tabii nasil yaratici dramayi psikologlarin elinden almak.. lisan ogretmek ve herbireyde travma vardir  hepsinin eline verip kendi hayatlarini pozitive cevirmek icin icin kendilerini  kullanabilmesine destek yaratici drama egitimi vermek.. let them dream and hope..


Yarin da  devam edecek.. yemek var.. sabah Sinan i goturup oradan gidecegim aksam ustu de www.BloomerzAZ.org a gir bak yaslananlara yonelik presentasyonlar var . ona gitmek istiyorum..
Tabii \Sinan i alip eve getirdikten sonra.. ..
so as i will be very bussy bu aksam sana yazmak istedim..

daughters of  Ataturk e bir yazi yazdim bu gun onu sana gonderecegim..

bu is power kontrolu elegecirme  para ya varan yollari ele gecirme ..

Bu olanlardan korku ile yola cikarsak olmaz..

Tr yi oyle iran a benzetmek isterler ki  sonra iran a yapilan gibi bak sen iste busun demek ve onu intimidate ederek ona istedigini yaptirtmak..

evet istiklal savsinda geri aldigimiz topraklari onlarin ustunde yetiseni biz kendimiz pazarlayamadigimiz icin bolustuler  findik almanin textil  frnsa ... bu kureselleesme adi altinda oldu.. eger TR de retse ve onlara bazi seyleri satsa veya onlarin urettiklerini satip kendisi gelir alsa...
girdili ciktili evet ama tek tarafli olunca olu mu.. sen dusun.. daughters of ataturk te cok guzel yazilar bilgiler cikiyr arada bir.. gecenlerde eu nun ve digerlerinin ellerinde olan  instituleri ve isleri siralmisti biri.. 

anayasayi babayasaya cevirdiler..  kagitcibasi  nilufer mehtap bu sosyal bilimciler  ve eski bogazici egitimcileri were inimidated by so called istanbul snob u o okuldakiler le .. bu okuldakilerin buyuk bir kismi gang gibi MIT e finance koselerine devlete girdiler ve kafasi zora ermeyen ama genede bu snoblarin elinde olan imkanlari isteyenler de yol buldular.. imam hatiple..
ataturk once erkegi TRAIN etti sonra erkegi ve kadini beraber egirtti.
bu gun bastiriyor kadini 3egit diye..
senin annen babanin disinda bir sey yapabilirmi sizler icin.. hayir..
Eger erkek train edilmeden sonrada kadinla beraber egitilmeden  TYR hic bir yere varamaz its all hipokracy ve kadina uretici olup is bulacagina evde otur der.. evde oturan tv seyreden kadin... azar
calisan kadin dir  emek vererek enerjisini kafasini kullanan kadin azacak vakti olmaz. deli bunlar..
ama tabii boylece cocuk sayisini gizlice arttirma yuolunda .. ama saglikli olsun ama olmasin birazdan kurtaj a karsi da cikarlar..

hayir bunlarin yaptigi dogru degil..
memleketi satiyorlar.. ruhlarini satiyorlar..
ordu da icine girdiler// poliste..
hepsi kolay para yapmak ister oldu..

usa da ki kitle "sheeps" gibi onlarida yapiyoprlar..

modellere bak kuzey avrupa gelisen kore japon cin..

allah allah allah o arap i ne yapars yapsin ve o ingiliz i.. o neocon lari burada ..

bunlar in planlari bunlar iran olur ne olursa.. onun elinde paraya donusen petrolu var toprak altindaki bor bize yanliz dert olur..  biz fabrikalar kurup iyi sehirlesme ile organik tarim ile saglik turizmi ile
ne guzel konularda insanimiza is sahasi acabiliriz..   ben cantami alip yanima asistanimi alip kose kose dolasmaliyim galiba..
kooperatif kurmayanlar  agizlarini acip sikayet eedemezler..

Bayburt takiler mesela..  imece gurup calismasi yapamayanlar bir yere varamayacak sirketlerde birbirinin ayagini kaydiriyor ama isi kaybetme korkusu ile gede comply edip korku ile beraber calisiyor degil mi..

bu boyle olmayip da southwest airline& nbsp; modeli de olabilir ama gir bak..

allaha sukur yemen uganda ve diger yerlere benzemesn.. o da olabilir di..olanlar la olmayanlar

yorgunum Tibethan  tekar konusalim..

love
hereze selamlar

NNM






-----Original Message-----
From: tib mem <ttibethan@hotmail.com>
To: nihal muradoğlu <nmuradoglu@aol.com>; zakir abim <zmemisoglu@gmail.com>
Sent: Mon, 11 Feb 2008 10:48 am
Subject: FW: Tarih Başa Sarıyor



   Nihal hanim sizce bu elestri yazisi dogrumu ? Kuresellesen duyada, Amerika'nin, Ingiltere'nin ve diger butun batili devletlerin kurumlarida bu sekilde satilmiyormu yabancilara? Fazlami korkuyoruz sizce bizi parcaliyacaklar diye ?
 
 
 
Kiymetli dusuncelerinizle bulusmak isterim,
Tibethan
.....................................................................................

Tarih Başa Sarıyor
SUNUŞ
21. yüzyılın başında genel durum
Dün'ü "okuyoruz.." Bugün'ü "yaşıyoruz!.."
Dün;
Hükümet âciz, haysiyetsiz ve korkaktı!..
Devlet içten ve dıştan çökertilmeye çalışılıyordu..
Yabancı memurlar ve ajanlar yurdun her yanında faaliyette idi!..
Bir "lider" aranıyordu!..
"Demiryolları bizim değildi!
Kömür, şehir ışıkları ve suları, rıhtımlar, limanlar bizim değildi!
'Bu memleketin size ait olduğunu söylüyorsunuz. Neniz var bu topraklarda?'deseler, öz canımızı ve camilerimizi gösterebilirdik!
Değil bankamız, bankalarda çalışan Türk memuru yoktu!
İtalyan, Balkan, 1. Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı sırasında iç ve dış tahriklerle irili ufaklı 60 kadar isyan olmuştu!
Padişah, halife, vezirler ve paşalar millete ihanet etmişlerdi!
Nice edebiyatçılar, şairler halka sövmüşlerdi!.."
"Ülkenin genel durumu ve görünüşü" şöyleydi. Mustafa Kemal anlatıyor:
"1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir:
Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, 1.Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. (...) Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükûmet, âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...
İtilâf Devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Birer bahane ile İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul'da. Adana ili Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap (Gaziantep) İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya'da İtalyan askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her taraft a yabancı  subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Nihayet, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da, İtilâf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da İzmir'e çıkartılıyor.
Bundan başka, memleketin her tarafında Hıristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye, devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar.
Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştır ki, İstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti' illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. (...)"
Şimdi  tarihi başa sarıyor ve hikâyemizi baştan alıyoruz . .


İşgal başlıyor, halk sessizce seyrediyor
Güzel yurdumuzun incilerinden İzmir, 15 Mayıs 1919 tarihinde işgal ediliyor. Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen, para kazanan şehirdeki Rumlar ise, şenlikler yapıyor ve karaya çıkan Yunan silâhendazlarını büyük gösterilerle karşılıyor

 

Ünlü İtalyan ressam Vittorio Pisani'nin İzmir'i işgal eden Yunan askerlerinin Kordon'da Türklere yaptıkları mezalimi anlatan tablosu.

15 Mayıs 1919 Perşembe.. Atatürk'ün Samsun'a çıkmasından dört gün önce, güzel yurdumuzun incilerinden İzmir işgal ediliyor. Halk sessiz ve üzgün seyrediyor. Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa'nın "mukavemet edilmemesi" emri yüzünden Türk kuvvetleri kışlalarına çekildiler. İngiliz, Fransız, Yunan bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri) öğleden sonra, mevkii müstahkemleri (savunma tesislerini), kaleleri işgal ettiler.
Günlerden beri İzmir limanında toplanmakta olan yabancı harp gemilerinden öğleden sonra bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri) indiler ve kentin çeşitli noktalarını işgal ettiler. İngiliz birlikleri, Karaburun ve Uzunada tarafını, Fransız kuvvetleri Urla ve Foçalar'ı, Yunan müfrezeleri de Yenikale'yi kontrolleri altına aldı.

Teslimiyetçi Şakir Paşa
Halk sokaklara, kordon boyuna yayılarak sessizlik içinde bu işgali seyretti. Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen, para kazanan şehirdeki Rumlar ise, şenlikler yaptılar ve karaya çıkan Yunan silâhendazlarını büyük gösterilerle karşıladılar.
Harbiye Nazırı Şakir Paşa, günümüzdeki "teslimiyetçiler" gibi, "Bu gibi şayialara (söylentilere) ehemmiyet vermeyin" açıklamasını yapıyor!.
Sabah saatlerinde, 17.Kolordu Kumandanı Ali Nadir Paşa, Harbiye Nezareti'ne (Savunma Bakanlığı'na) telgraf çekti. Komutanın telgrafından anlaşıldığına göre, resmi işgal, İstanbul Hükümeti tarafından komutana bildirilmedi. Yunan İşgal Komutanı ise, son dakikada tebligatta bulundu. Buna rağmen, Hükümetten bilgi verilmediği için, komutan kararsız. 
İşgalcilerle "işbirliği" içindeki İstanbul Hükümeti, kendi ordusunun komutanını aldatıyor. Komutan da, basiretsiz ve aldanma eğiliminde.

Harbiye Nezareti suskun
Ali Nadir Paşa, telgrafında, "halktan duyduklarına dayanarak", şöyle diyor:
 "Halk arasındaki şayialara (söylentilere) göre, İzmir'in Yunan kıtaları tarafından işgal edileceği, yahut Yunanistan'dan daha evvel İzmir'e getirilmiş bulunan Yunan Kızılhaç ekiplerinin, el altından yerli Rumlar'dan teşkil edip silahlandırdığı kuvvetler tarafından, içeriden işgal altına alınacağı ihtimali vardır." Komutan, işgal karşısında nasıl hareket edeceğini Bakanlığa sorarak, çok acele emir bekliyor. Fakat, Harbiye Nezareti İzmir'i savunacak olan komutana hiçbir cevap vermiyor!
O sırada, Midilli limanında bekleyen Averof Zırhlısı'nda, Yunan 1. İşgal Tümeni Komutanı Albay Zafiryo, son önlemlerini yazılı emre döküyordu:
"Türk mukavemetine (direnişine) imkan bırakmamak için İzmir'in etrafı süratle abluka (kuşatma) altına alınacaktır. Yabancı unsurların kent içinde kargaşalık çıkarmalarına imkan bırakılmayacaktır. Kent içinde meydana gelecek direnişleri kırmak için, Türk ve Rum mahalleleri birbirlerinden tecrit edilecektir."

Şayialara önem vermeyin
İşgalin planı, sabah saatlerinde Amiral Kaltorp'un başkanlığında yapılan bir toplantıda kararlaştırılmış ve saat 09.00'da, Kolordu Kumandanı Ali Nadir Paşa ile Vali Kambur İzzet'e bir nota ile işgal tebliğ  edilmişti.  
Kolordu kumandanı, işgal notasını alır almaz, bu kez, telgraf makinesinin başına geçti, Bâbıâlî ve Harbiye Nazırı Şakir Paşa ile konuşmaya çalıştı. Harbiye Nazırı Şakir Paşa, mors alfabesinin başında cevap veriyor:
"İşgal vukuuna dair Bâbıâli'ye verilmiş bir malumat (bilgi) yoktur. Amiralin bu teklifi (işgale, " teklif " diyor!), Mütareke şartları hükümleri icabından olmakla, muvafakat edilmesi (uyulması)  lüzumu tabiidir."
"Efendim, bunun bir Yunan işgaline yol açacağı ısrarlı şayiaları vardır."
"Bu gibi şâyialara (söylentilere) ehemmiyet vermeyiniz!"

Esef verici olay yaşanmasın!
Gece yarısına yaklaşırken, İngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Kaltorp (Calthorpe) ikinci notasını (müzik notası değil, işgal notası!) veriyor ve "esef verici olaylara meydan verilmemesini" (!) istiyor:
"Mondros Mütarekenamesinin 7. maddesi gereğince, İtilaf Devletleri namına, İzmir Yunan askeri birlikleri tarafından işgal olunacaktır. Bu karar Bâbıâli'ye de bildirilmiştir. Çıkarma kuvvetleri yarın (15 Mayıs 1919) saat 08.00'de İzmir'e ulaşacaklardır. Yunan deniz silahlı müfrezeleri, saat 07.00'den itibaren iskeleleri işgal edecektir. Esef verici olaylara meydan vermemek üzere, Osmanlı kıtaları, bulundukları mahallerde kalmalıdır. Bir İngiliz deniz piyade müfrezesi tarafından işgal edilecek olan Telgrafhanede, sansür edilmek kaydıyla, resmi muhaberata müsaade edilecektir. Yunan askeri makamlarının emirlerini bekleyin."
İzmir'in karşısındaki Midilli adasındaki 1.Yunan Tümeni, sabaha karşı İzmir'e hareket ediyor. İşgal başlıyor!..
İzmir'deki Türk Komutan Ali Nadir Paşa ise, emrindeki birliklere şu talimatı veriyor!:
"İzmir müstahkem mevkii tahkimat bölgesi, bugün öğleden sonra İtilâf Devletleri kıtaları tarafından işgal edilecektir. Toplar ve diğer her türlü harp malzemesi bu kıtalara teslim edilecektir. Bu bölgelerdeki komutanlar, subaylar ve erler, esef verici olayların olmaması için (!) garnizonlarından çıkmayacaklar ve bu bölge dışında ve gerilerinde toplanacaklar, kolorduca verilecek emre göre hareket eyleyeceklerdir. Bu işgal esnasında katiyen karşı konmayacak, işgale gelecek İtilâf müfrezelerine gereken kolaylıklar gösterilecektir."
Bu emri veren komutan, daha sonra, Yunanlı bir işgal teğmeninden tokat yiyeceğini bilmiyordu!.. Kolordu emri nedeniyle, Türk birlikleri işgalden hemen önce sessizce çekiliyor ve düzenli hiçbir çatışma olmuyor. Ordu "tek kurşun atmadan" İzmir işgalcilere teslim ediliyor!..
Bugün bile pek çok insan, İzmir'i yalnızca Yunanlılar'ın işgal ettiğinin propagandasını yapıyor. Oysa, İzmir'e çıka nların başında İngiliz, Fransız ve İtalyanlar geliyor. Bu ülkeler, Yunanlılar'ı ileri sürerek, onlara "işgal taşeronluğu" yaptırıyor. Kendileri, tıpkı Irak işgalinde olduğu gibi, geriden idare etmeyi tercih ediyor. Görüyoruz ki, neredeyse 100 yıl önceki taktik de aynı. Bugün yaptıkları hiç de sürpriz değil.

 

YARIN: Amerikan basını: Türkiye sonun başlangıcı

Never miss a thing. Make Yahoo your homepage.


Helping your favorite cause is as easy as instant messaging. You IM, we give. Learn more.

More new features than ever. Check out the new AOL Mail!


Shed those extra pounds with MSN and The Biggest Loser! Learn more.
__._,_.___

Sema Karaoglu, Founder               Meltem Birkegren, Director
www.DofA.org
www.wearetheturks.org

Daughters of Atat�rk is proud to promote Turkish Heritage across the globe. Mustafa Kemal Atat�rk shaped the legacy we proudly inherited.
His integrity and dynamism and vision constantly inspires us. We are thankful to him for walking the untrodden path, achieving the unimaginable dream, living the eternal vision. We are the Turks, we are the future of Turkey.




Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe

__,_._,___

Hiç yorum yok: